Esport Times
Turkish Esports News, Game News and Interviews

Ya İstiklal Ya Ölüm: Partisans 1941 İnceleme

Savaş kavramının içi, ekseriyetle propaganda unsuru olan gerçek dışı yapımlar tarafından boşaltılmış durumda. Kaç tane yapım cephe arkasında yaşananları konu, savaşları feyiz aldı? Tabi bu konuda en büyük suç bizde. Helikopterden helikoptere atlayanlara rağbet edeceğimize; soykırıma uğrayan halklara, katledilen çocuklara, işkence edilen esirlere yani gerçeğin ta kendisine rağbet etmeliydik. Böylece yapımlar da buna uygun içerikler üretir, daha pasifist bir tutum sergilerdi…

Nitekim böyle olmadı. İkinci Dünya Savaşının ön cephelerinde geçen sayısız kahramanlık öyküsü varken, cephenin arkasındaki halk örgütlenmesini konu alan meşhur bir film ya da oyun sanmıyorum ki vardı, ta ki Partisans 1941 çıkışını gerçekleştirene kadar!

Rus menşeli Alter Games‘in ilk göz ağrısı olan Partisans 1941, İkinci Dünya Savaşı sırasında işgal altında kalan Sovyet topraklarında gerçekleşen partizan hareketlerini* konu alıyor. Oyunun dağıtımını sektörün yükselen yıldızı Daedalic Entertainment‘ın üstlendiğini ve Türkçe dil desteğinin olduğunu da belirtmekte fayda var.

Hikaye

Baş karakterlerimiz Yüzbaşı Zorin ve Çavuş Fetisov, Barbarossa Harekâtı* esnasında esir düşer ve Dulag* kampına gönderilir. Kampta gerçekleşen ayaklanma sırasında ikili, genç Sanek sayesinde ormana firar eder ve ormandaki bir avcı kulübesinde saklanmaya başlar.

Avcı kulübesinde geçirdikleri süre boyunca tekrar ön cepheye dönmeyi planlayan ikili, halkın askerlerden gördüğü zulümden etkilenir ve cepheye gitmek yerine bölgedeki halka yardım etmeye karar vererek bir partizan hareketi oluşturur…

Karargah

Hareketin temelini öncenin avcı kulübesi, şimdinin karargahı oluşturuyor. Göreve, yani büyük çaplı operasyonlara çıkmadığımız günlerde burada ekibimizin ihtiyaçlarıyla ilgileniyor, gerekli ekipmanları üretiyor ve ufak çaplı operasyonlar düzenleyebiliyoruz.

Karargah mekaniği oyuna farklı bir hava katmış. İş dağılımı yapmanın ve kaynakları verimli kullanmaya çalışmanın tatlı bir zorluğu var. Bana göre bu mekaniğin en büyük eksiği: ufak çaplı operasyonların kontrolünün oyuncuda değil, yapay zekada olması. Oyunun ömrünü ciddi manada kısaltan bu durum, umarım getirilecek yeni haritalar ile çözülür. Çünkü oyunun içeriği yan etkinlikler olmadan yetersiz kalıyor…

Partizanlar

Ana ekibinizin ve ileride ekibinize katılacak partizanların hepsinin farklı bir yetenek ağacı ve özel bir yeteneği var. Örneğin: Zorin iyi tabanca kullanıp, bıçak atarak düşmanı etkisiz hale getirebilirken; Sanek iyi pompalı tüfek kullanıp, sapanıyla düşmanları bayıltıyor.

Elinizdeki silahları ve eşyaları partizanların yeteneklerine göre dağıtmalısınız anlayacağınız.

Görevler

Gelelim oyunun görevlerine. Eğitim faslını da sayarsak toplam 15 görev var. Kimisi düşman askerlerine gidecek erzağı zehirlemek, kimisi tamire getirilen bir tankı patlatmak üzerine kurulu. Göreve başlamadan önce dişe dokunur bir brifing verilmediğinden; ‘x partizanının şu özelliği bu görev için tam biçilmiş kaftan dur şunu alayım’ muhabbeti de olmuyor ve genel geçer seçimler yapmak zorunda kalıyorsunuz.

Görevleri gerilla taktikleriyle geçmek bir numaralı önceliğimiz, hatta çoğu zaman bizzat görevin kendisi bunu zorunlu tutuyor. Çünkü birkaç kişi ve kısıtlı cephane ile bir düzenli orduya, hele hele Almanlara kafa tutmak intihar demek. Oyun boyunca kafanıza vura vura öğretilecek yegane şey bu..

Çiğlik

Kafa tutmanız gereken bölümlerde ise oyunun mekaniklerinin eksikliği ortaya çıkıyor. Siper almanın hiçbir işe yaramayışı, isabet oranlarının yerlerde gezişi ve grup kontrolünün karışıklığı bile tek başına çatışmayı zor hale getirirken; bir de üstüne Almanların ezici askeri üstünlüğünü ve kısıtlı cephaneyi koyun. Ortaya korkunç bir tablo çıkıyor.

Gizlilik mekanikleri çatışmaya göre bir tık daha oturaklı olsa da, onun da eksiklikleri ve mantık hataları var. En basiti: bir kez bile açığa çıktığınızda haritanın neresinde olursa olsun bütün düşmanların yerinizi öğrenmesi ve hiçbir şekilde tekrar saklanamamanız. Bu saçmalığın yanında; kılık değiştirme, sabotaj gibi bir gizlilik oyununda olması elzem kavramların olmayışı da can sıkıyor…

Oyunun mekanikleri ne çatışmayı ne de gizliliği destekler nitelikte.

Ek Bilgiler

Partizan Hareketleri

Sovyet partizanları savaş sırasında bizzat hükümet tarafından kontrol edilmiş, cephe gerisinde pek çok faaliyet göstermiş ve büyük başarılara imza atmıştır.

Barbarossa Harekâtı

İkinci Dünya Savaşı’nın Doğu Cephesini açan, Nazi Almanya’sının Sovyet Rusya’yı 3 milyon askerin katılımıyla işgale başladığı harekâtın adıdır. Tarihin en geniş çaplı askeri harekâtı olarak nitelendirilir.

Dulag Kampları

Savaş esirlerinin kısa süreli konaklamaları amacıyla inşa edilen kamplardır. Çoğu zaman en ilkel hijyen koşullarının bile karşılanmadığı bu kamplar, çok yüksek bir ölüm oranına sahipti.

Son Karar
65%
İdare Eder

Mekanikleri bir RTS/Gizlilik oyunu için çok çiğ. İçerik olarak da yetersiz kalıyor. Peki hiç mi olumlu tarafı yok? Sanatsal yönü, üs yönetimi ve her bir karakterin farklı bir yeteneğinin olması oyunun hoşuma giden yönleri. Lakin oyunun mekanikleri o kadar can sıkıcı ki, bütün bu olumlu yönleri götürüyor. F/P açısından kesinlikle önermiyorum.

  • F/P açısından kesinlikle önermiyorum.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak.

Lütfen genel ahlak kuralları çerçevesinde yorum yapmaya özen gösterelim.

Web sitemizde daha iyi hizmet sunulabilmesi için çerezler kullanılmaktadır. Devam etmeniz halinde çerez kullanımına izin verdiğinizi kabul edeceğiz. Peki Daha Fazla